SON DAKİKA
--:--:--

Özgür Özel: “Teslim olmama kararlılığımızı alamazlar”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılacağı iddialarına ilişkin olarak, “Özgür Özel’i içeri atarlarsa, Özgür Özel ile birlikte millet bir başkasına sarılır. Bu iktidar yürüyüşünü ve bu itiraz ve teslim olmama halini teslim alamazlar. Bizde teslim alamayacakları tek şey, teslim olmama kararlılığımızdır. Binaları alırlar, kadroları alırlar, parayı alırlar, aracı alırlar, ama teslim olmama kararlılığımızı alamazlar” ifadesini kullandı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Özgür Özel: “Teslim olmama kararlılığımızı alamazlar”

(ANKARA) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılacağı iddialarına ilişkin olarak, “Özgür Özel’i içeri atarlarsa, Özgür Özel ile birlikte millet bir başkasına sarılır. Bu iktidar yürüyüşünü ve bu itiraz ve teslim olmama halini teslim alamazlar. Bizde teslim alamayacakları tek şey, teslim olmama kararlılığımızdır. Binaları alırlar, kadroları alırlar, parayı alırlar, aracı alırlar, ama teslim olmama kararlılığımızı alamazlar” ifadesini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube’da yayınlanan Teke Tek isimli programına katıldı. Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmesini öngöremediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Uzun yıllar görev yaptık ama işin bu yüzünü görebilmiş değildim. Hem kendisi hem de etrafındaki o bir avuç muhterisin bu hale gelebileceğini, bu kadarını göze alabileceğini, bu kadar kötü olabileceklerini. Bir şey söyleyeyim mi? Ben bu kadar kötüsüyle karşılaşabileceğimi bilseydim, bugün burada bana ihtiyaç var ama ben bu siyasete miyasete girmezdim. Bugün bana ihtiyaç var, bugün bulunduğum pozisyondan pişman değilim. Görevimin farkındayım. Ama ben bu kadar, adı siyaset ise bunun, buralarda var olmak, temas etmiş olmak, zaman geçirmiş olmak, ömür tüketmiş olmak, olacak iş değil. Sonu buraya varacaktıysa hiç olmasaymış daha iyi. Ama bir yandan da düşünüyorum, iyi ki de girmişiz, iyi ki de görmüşüz, iyi ki de itiraz etmişiz, iyi ki şimdi bir seçeneğiz.”

“ÖZGÜR ÖZEL NE MACRON NE MAGYAR”

Yeni süreci Fransa ya da Macaristan’daki örnekler gibi görüp görmediği sorusu üzerine Özel, “Özgür Özel ne Macron ne Magyar, ne bilmem ne. Özgür Özel bugün yapması gerekeni yapmak zorunda olan bir vatan evladı. Benim gibi, milyonlarla birlikte herkes yapması gerekeni yapıyor. Emekli maaşından, o 23 bin 500 lira aldığı emekli maaşından 100 lira yollayıp açıklamaya ‘Bu kadar yollayabiliyorum, her ay yollayacağım evladım’ yazan emeklinin rolü Özgür Özel’in rolünden büyük, bu işte. Özgür Özel popüler bir siyasetçi ve buradan bir başarı hikayesi yazma falan, bizden bu çıkmaz. Uğraşsak da çıkmaz. Bizim meselemiz biraz daha organik, biraz daha acıklı ve biraz daha sahici. Öyle Macron’un hikayesiyle falan benzemiyor” diye konuştu.

Özel, halktan böyle bir destek bekleyip beklemedikleri sorusuna yanıtında partiyi milletin kurduğunu dile getirdi. Özel, “‘Bir siyasi parti kur’ dediler, kurduk. Adını yeni diye kendileri sokakta koydu. Yeni Parti koyduk. Şimdi de bütçesini bizzat sağlıyorlar. Bu çok ileri bir sahiplenme ve çok ileri bir sorumluluk yükleme” diye konuştu.

“PARANIN NASIL HARCANDIĞINI DA AÇIKLAYACAĞIZ”

Parayı nasıl harcadığını açıklayıp açıklamayacağı sorulan Özel, “Önümüzdeki salı günü ilk grup toplantımızı yapacağız, Meclis açık olursa, açık olacak gibi görülüyor. Orada belli şeyler açıklayacağım. Orada açıklayacaklarımdan bir tanesi de zaten her gün ne para geldiğini o yüzden açıklıyoruz, yoksa bir bağış hesabı açtık deyip kulağın üstüne yatsan, ‘Kaç para toplandı’ diye kimse sormaz. Sorduğunda desen ki ‘Sırdır kardeşim’, kimse bir şey demez. Türkiye siyaseti buna müsait. Biz her akşam açıklıyoruz. Açıklamaya devam edeceğiz. Önce böyle ritim yüksekken iki gün üst üste açıkladık. Pazartesi tekrar bağışçı sayısıyla birlikte hafta içi her gün bankalar verdikçe açıklayacağız. Artı bu paranın nasıl harcandığını da açıklayacağız” dedi. 

Özel, kaç ilde örgütlendiklerinin sorulması üzerine 60 ile yetki verdiklerini, diğer 21 ilde çalışıldığını söyledi. Özel, “Oyumuzun düşük olduğu illerde de bizimle birlikte hareket etmiş kurucu il başkanlarımızla da birlikte onlarla da konuşarak güçlü bir yapı, kapsayıcı bir yapı, geçmişte CHP’nin başaramadıklarını başaracak bir yapıyı nasıl kurarız arayışı içindeyiz. Ama 41 ilde örgütlenmek kanunen zorunlu. Biz 60 ilde örgütlenmemizi beş gün sonra tamamlamış olacağız. Sonra hızlı şekilde ilçe kongreleri, il kongreleri kurultay yapıp partinin bütün kuruluş sürecini tamamlamış olacağız” bilgilerini paylaştı. 

“BİR MOTİVASYONUM VAR, BU İKTİDARI DEĞİŞTİREN PARTİNİN GENEL BAŞKANI OLMAK”

CHP Genel Merkezi’nin kendilerinin gitmemeleri için çok çaba sarf ettiklerini söylediklerinin anımsatılması ve “Gösterdiği gayret neydi” sorusu üzerine Özel, “Sıfır” yanıtını verdi. Özel şunları kaydetti:

“Bana şu teklifte bulunuyorlar: ‘Sen grup başkanı olarak devam et. Biz burada genel başkan olalım. Partiyi yönetelim. Günü geldiğinde işte seni ve dediklerini milletvekili yaparız’ falan. Ya ben böyle bir şeyi kabul etmem mümkün mü? Milletvekili olmak mı? Meselenin özü şu. ‘Biz CHP’ye bir kere daha kaybettireceğiz’. Türkçesi, ‘Biz Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesinin önünü açacağız. karşılığında bu partide duracağız. Sus, sen de grup başkanı olarak dur. Günü gelince belki fırsatın olur. Bir daha genel başkan olursun’. Böyle bir şey olur mu?

Benim bir tane motivasyonum var, bir motivasyonum. Bu iktidarı değiştiren partinin genel başkanı olmak. Cumhuriyeti kuruluşunun 104. yılında bir kez daha yeniden demokrasiye döndürmek. Başka bir derdim yok benim. Kendimle ilgili bir hevesim yok benim.”

“KARAKTER MESELESİ”

Özel, CHP’li belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerine ilişkin soru üzerine, “Bu bir karakter meselesi. Sinem Dedetaş’ın karakter meselesiyle Burcu Köksal’ın karakterini karşılaştıracağız. Bu, ‘Ne kadar eski CHP’li, yeni CHP’li’ meselesi değil. Bu bir karakter meselesi. Çok yeni partimize katılmış, aslan gibi duranlar da var” değerlendirmesini yaptı. Özel, sözlerine şöyle devam etti:

“Geçmişte birlikte görev yaptığımız birtakım arkadaşlar tweet atıyor, ‘Efendim bunları kim aday yaptı’. Kardeşim, Eren Ali Bingöl dediğin adam Tuzla Belediye Başkanı, 30 yaşında aday yaptık, gençlere verdiğimiz değeri de göstermek için, önemli bir isimdi. Bu 30 yaşında aday yaptığımız kişi bu görevinden önce beş yıl boyunca Tuzla İlçe Başkanımızdı bizim. Ona bakarsan Çankaya Belediye Başkanı da 30 yaşında aday yapıldı. Hüseyin Can’ın partideki görevi ilçe yöneticiliği, bir de Etimesgut ilçesinde Gençlik Kolları Başkanlığı yaptı. Bir tanesi dimdik duruyor, bir tanesi emsal transferi, AK Partili’nin yaptığı işleri gelip de açıkla diyor bizim arkadaşlar. Hayır, AK Parti ile uzlaşıp, orada tabii geçmişte kendi ailesinde de birtakım bağlantılar varmış, onlar da çıktı ortaya. AK Parti ile uzlaşıp parti değiştirme karşılığı Türkiye’nin en büyük imar yolsuzluğunu aklamaya çalışıyor. İBB bu kadar yolsuzluk içindeyken, tutup da ‘Burada bir yolsuzluk var, yapanlar hesap vermeli’ demek yerine, Eren Ali’nin dediği gibi, ‘Kalksın eller insin iller’ diyip AK Parti ile anlaşsaydı CHP Grubu, hiçbir sıkıntı olmazdı, Eren Ali de bizde dururdu zaten daha.”

“BUNUNLA İLGİLİ ÖLÇÜM ALETİ OLAN VARSA GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAPACAĞIM”

“Peki bu çürük elmalar ya da karakter zafiyeti olanlar yeni partide olacak mı diye herkeste bir çekingenlik var” yorumu üzerine Özel, “Bununla ilgili bir ölçüm aleti, cihazı, yöntemi olan varsa, genel başkan yardımcısı yapacağım. Hemen buyursun gelsin. Önceden yarın olabilecek türbülanslı, tehditli, şantajlı dönemlerde dimdik duracak diye bir kan tahlili varsa, kitini alsın gelsin, adayları ona belirleteceğim yani. Çünkü insan ister mi? Elinle belirliyorsun. Gidip gırtlağını patlatırcasına, kampanyasına destek veriyorsun. Seçimi kazandığı gece onunla birlikte sevinçten ağlıyorsun. Sonra adam basıyor, AK Parti’ye gidiyor” dedi.

Özel, Tuzla Belediye Başkanı’nın kendisini arayıp ağladığının söylenmesi üzerine, “O da samimi değilmiş demek ki de. Tuzla Belediye Başkanı her yerde ‘Özgür Özel benim ağabeyimdir’. İnsan ağabeyine bunu yapmaz. Ayrıca şöyle de bir şey gördüm ki, o çoktan bu pazarlıkların içindeymiş ve planlanan bir senaryoyu uyguluyormuş. Birbirlerine yakıştılar dün” şeklinde konuştu.

“AYNI PARTİ DE DEĞİLİZ, ARAYIP BİR ŞEY DEMEK İSTEMEDİM”

CHP’den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçip geçmeyeceği sorusu üzerine Özel, “Arayıp da ‘AK Parti’ye katılacaksın diyorlar’ falan diye bir şey söylenir mi yani? Ayıp bir şey. Kendisi de defalarca yalanladı. Büyük büyük de sözler de söylediğini söylüyor arkadaşlar. Cemil Bey ilk butlan kararı çıktığında ‘Hemen parti kurmalıyız, ayrılmalıyız’ dedi. Dedim, ‘Böyle bir şey olmaz’. O kendisi ayrıldı. ‘Acele ettiniz’ dedim. ‘Biz hep size yük oluyoruz, biraz da sırtınızdan yük alalım’ dedi. Benim kendisiyle konuştuğum konu son konuşmamız bu çerçevede” yanıtını verdi. Telefona çıkıp çıkmadığı, yoksa kendisinin mi aramadığı sorulan Özel, bu laflar ortaya çıkınca bir genel başkan yardımcısını gönderdiğini belirterek, “Gitti konuştu. ‘AK Parti’ye katılmayacağım dedi bana’ dedi. Dün yine bir arkadaşımız, önceki dönemlerden genel başkan yardımcımız, bir arkadaşımız gitmiş, görüşmüş. ‘AK Parti’ye katılma ihtimalini görmüyorum’ falan diye söyledi. Ben de şimdi tutup da bir de partimizde de değil şu anda, yani aynı partide değiliz. Arayıp da bir şey demek istemedim” dedi. 

“BUNLARA NASIL TRUVA ATI DİYORSUN? ONLAR PARTİNİN ÜYESİ”

Özel, CHP’de kalan ve kendisine yakın olan kişileri partiden atacakları iddiası, partide kendisine yakın kişilerin kalıp kalmadığı ve “Bunlar CHP’deki butlan yönetimin söylediği gibi truva atları mı?” soruları üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“Truva atının içinde orayı ele geçirmek isteyenler vardır. Evvel ezel partide olanlara nasıl Truva atı diyorsun? Yani cehaletin de bir sınırının olması lazım. Açık net söyleyelim. Son Parti Meclisimizde milletvekili olmayan arkadaşlarımız CHP üyeliklerini sonlandırmadılar. Truva atı falan değil. Yargıtay kararı lehimize çıktığı takdirde, parti sahipsiz kalmasın, ipsiz sapsızların eline kalmasın. Çünkü butlan yönetimini Yargıtay yolladığında, orada birilerinin kurultay yapması, bir karar alması, yani CHP’nin hakkını hukukunu gözetmesi lazım. O yüzden orası ipsiz sapsız adamların eline kalmasın, Yargıtay bu butlan kararını bozduğu takdirde, bozması bir işe yarasın diye orada görev için kalan ve çok zor bir görevi, bizim bu partideki kuruculuk görevimizden çok daha önemli ve zor bir görevi yapan arkadaşlar. Bunlara nasıl sen Truva atı diyorsun? Onlar partinin üyesi. Partide üye olarak duruyorlar. Diyorlar ki, ‘Bunları da atacağız’. Niye atacaksın?”

“PARTİYE DÖNME MESELESİ AYRI BİR ŞEY”

CHP’de kalanların Yargıtay’ın ilgili kararı adli tatilden sonra bozması ihtimali dahilinde partide kaldıklarını dile getiren Özel, “Dönecek misiniz o zaman partiye” sorusunu, “Partiye dönme meselesi ayrı bir şey. YENİ Parti bu kadar büyük destek görmüşken, CHP’yi kapsamış, aldığı toplumsal destekle aşmışken partiye dönmek başka bir şeydir. Ama CHP’nin dostların elinde olması, güvende olması, istismar edilmemesi, adeta yağmalanmaması da önemlidir” diye yanıtladı. 

“İTTİFAKA KAPALI DEĞİLİZ”

Özel, ilerleyen zamanlarda CHP de dahil olmak üzere bir ittifak arayışında olup olmayacaklarına ilişkin soru üzerine, “İlk başta kurumlar arası diyalog ve centilmence muhalefet dayanışması mutlaka olacak. Hem meclis zemininde hem dışarıda” dedi. Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Amaç ne? Bir, Recep Tayyip Erdoğan aday olacaksa, onun karşısında kazanacak bir cumhurbaşkanı adayının etrafında muhalefetin mutabakatı çok kıymetli. Bunun için üzerimize ne düşüyorsa yapmalıyız. İkincisi, Meclis aritmetiğinde de o cumhurbaşkanını destekleyen partilerin en az 300, ama rahat rahat siyaset yapabilmeleri için 400’ün üzerinde, hadi olmadı 360-400 arasında bir milletvekili sayısına ulaşması lazım. Bunun için, bunu tek başına yapamıyorsan, o zaman ittifaklara açık olmak lazım. Ama bugünden bir ittifak arayışı yerine doğru ve adil bir ittifak stratejisi oluşturulabilir, buna kapalı değiliz.”

Özel, “Yüksek Seçim Kurulu’nda (YSK) en yüksek oy alan dört parti gözlemci bulundurabildiği gibi temsilci de bulundurabilir. Meclis’te grubu bulunan partiler de bulundurabiliyorlar kanunda. Biz grup kurarak bu hakkı elde ettik. CHP’nin çok liyakatli ve yıllardır, 15 yıldır görev yapmış Hadimi Bey’i hemen azletmişlerdi. Biz kendisini yeniden görevlendirdik oraya. Bu iyi bir şey. Gittiğinde AK Parti karşı çıkıyor. Diyor ki, ‘Yo, gelemez diyor. Olmaz’ falan filan. AK Parti’nin karşı çıkmasına karşı, bizim orada YSK’da görevli bulundurabileceğimizi DEM Parti savunuyor, MHP savunuyor, bütün partiler savunuyor. AK Parti ile CHP karşı çıkıyor. YSK’da bir temsilci adil seçimlerin garantisidir. Muhalefetin bir temsilci getirmesine DEM ve MHP birlikte destek verirken, AK Parti ile CHP niye karşı çıkıyor? YSK’da Hadimi Bey’in gidip partimizi temsil etmesine dahi karşı çıkan… YSK, sonra bu meseleyi tartışmaya bile değer görmeden görevlendirmeyi kabul etti ayrı konu ama böyle bir durumla karşı karşıyayız. Sandık güvenliği konusunda zaten çok kararlıydık. Şimdi daha çok çalışmak durumundayız. Ama bir risk var mı? Evet. CHP’de olduğumuz kadar rahat değiliz. Çünkü her istediğimiz sandığa resmi görevli koyamayacağız. Ancak müşahit koyacağız” ifadesini kullandı.

“PARTİ NE KADAR ÖZEL’İNSE O KADAR İMAMOĞLU’NUN, O KADAR YAVAŞ’IN”

Özel, partiye yöneltilen, “Çok fazla Ekrem İmamoğlu merkezli gittiği” yönündeki eleştirilerin hatırlatılması ve diğer cumhurbaşkanı adayları arasında kimlerin olduğu sorusu üzerine, “YENİ Parti, yeni bir parti. Eskisi yok, kıdemlisi yok, sahibi yok. Sahibi millet. Parti ne kadar Özgür Özel’inse, o kadar Ekrem İmamoğlu’nun, o kadar Mansur Yavaş’ın. Şu anda yerel yöneticiler açısından, Ekrem Bey de Mansur Bey de partimizin üyesi değiller, ama biri çıkıp da ‘Ben Özgür Özel’e ve Yeni Parti’ye karşıyım’ demiyorsa bizimle birliktedir, biz böyle bakıyoruz meseleye. Onun dışında yerel yönetimlerde belediye meclislerinin kritik durumları var. Komisyonlar var. Mesela bir parti değiştirdiğinizde, partinizden istifa ettiğinizde, komisyon görevinden düşüyorsunuz belediyelerde ve orada başka sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Mesela birçok arkadaşımız bu belediye meclis toplantılarını geçirip ondan sonra katılıyor. Yani 200’ün üzerinde katılım oldu ama çok daha fazlası olacak” diye konuştu.

“KENDİME DAİR BİR KAYGIM YOK”

Kendisi hakkında düzenlenen fezlekeler, dokunulmazlığının kalkması durumunda tutuklanmaktan korkusunun olup olmadığı ve öyle bir durumda YENİ Parti’ye ne olacağı soruları üzerine Özel, “Yeniden ana muhalefet lideri olmuş birisine böyle bir operasyona tenezzül edip dokunulmazlıklarını kaldırıp oradan bir yasak getirmek ya da tutuklama yapmak falan gibi bir şey iktidarın neyi göze alabildiğine, gözünü ne kadar karartabildiğiyle ilgili bir şey” ifadelerini kullandı. Özel sözlerine şöyle devam etti:

“Kendime dair bir kaygım yok. YENİ Parti bir mücadelenin partisi ve isim odaklı, işte Özgür Özel’in partisi değil YENİ Parti. YENİ Parti teslim olmayanların partisi. O kadar güçlü liderlikler olan bir coğrafyadayız ki, liderlerin 30 yıl görevde kaldığı, 25 yıldır iktidar olduğu, bilmem ne olduğu, öyle bir ülkedeyiz ki lidersiz olmaz. Millet YENİ Parti fikrinde partiyi kurması olası CHP’nin başından almış Özgür Özel’e sarıldı, sahip çıktı, bu noktaya getirdi. Özgür Özel’i içeri atarlarsa, Özgür Özel ile birlikte millet bir başkasına sarılır. Bu iktidar yürüyüşünü ve bu itiraz ve teslim olmama halini teslim alamazlar. Bizde teslim alamayacakları tek şey, teslim olmama kararlılığımızdır. Bunu alamazlar. Binaları alırlar, kadroları alırlar, parayı alırlar, aracı alırlar, ama teslim olmama kararlılığımızı alamazlar.

Bu mücadelede ben bir başıma değilim, biz çok kalabalığız. Bir başıma olsaydım zaten başaramazdım, emin olun, başaramazdım. Ben böyle mücadele azmi çok yüksek, direnci çok yüksek, şöyle böyle falan… Bu sizin gibi düşünen milyonlarla birlikte olunca ve onlar size bir görev verdiklerinde, bir umut bağladıklarında bir başka şeye dönüşüyor. O açıdan ben YENİ Parti’nin iktidar yürüyüşünün, yeni siyaset anlayışının ve teslim olmama kararlılığının teslim alınabileceğini düşünmüyorum açıkçası.”

“TAYYİP ERDOĞAN’IN SİYASİ GELECEĞİYLE İLİŞKİLENDİRİLMİŞ BİR SÜRECE DESTEK VERMEM”

Özel, terörsüz Türkiye süreciyle ilgili soru üzerine şu değerlendirmede bulundu:

“Biz ne AK Parti ile, ne MHP ile, ne DEM’le AK Parti’nin geleceği, Tayyip Bey’in bir daha adaylığı, anayasa değişikliği falan filan bu konuların a’sı konuşulmadı hiçbir zaman ve çok net bir şekilde, ben Tayyip Erdoğan’ın siyasi geleceğiyle ilişkilendirilmiş bir sürece destek falan vermem. Bizim verdiğimiz destek, evvel ezel söylediğimiz silahlar sussun, kan dursun, hem bu acılar yaşanmasın yani toplumsal barış çok önemli, hem de kaynakları terörle mücadeleye, silaha, bilmem neye değil, kalkınmaya ve vatandaşın refahına harcansın.

İmralı’ya gitme konusunda biz milletin sesini, tabanın sesini dinledik bir karar verdik. Orada da eleştirenlere dedik ki, ‘Ya kardeşim, bu İmralı’ya gitme meselesi bir kavşak değil, hani buradan ayrılıyorsun, bir tümsek benim açımdan ben bu tümseğin sen üstünden atlarsın, ben yanından geçerim. Ama terörsüz Türkiye ya da terörsüz ve demokratik Türkiye kanın durması, terörün durması, bu ülkenin hep birlikte kazanması yolunda bir imkan varsa orada olurum’. Biz halen daha oradayız ama bunun dışında kimseyle varılmış bir mukabakatımız, anlaşmamız yok. Bundan sonra kişilerin siyasi çıkarları ya da siyasi partilerin kendi çıkarları doğrultusunda böyle makro ve büyük meseleleri pazarlık konusu da yapmayız.”

 

“SÖZCÜ İLE HİÇBİR ZAMAN CHP’NİN BÖYLE BİR İLİŞKİSİ OLMADI”

“Sizin Halk TV, Sözcü TV bunlarla bir parasal anlaşmanız var mı? Ya bu anlaşma eski zamandan mı kalmaydı? Siz mi yaptınız? Bugün bu devam edecek mi? Ediyor mu? Etmeli mi” soruları sorulan Özel, Burhanettin Bulut’un böyle bir şey yapmadığını açıkladığını kaydetti. Özel, “Sözcü ile hiçbir zaman CHP’nin böyle bir ilişkisi olmadı ve böyle bir şey teklif de edilmedi, konuşulmadı da. Bir konuşma sırasında orada yeni gelmiş bir yöneticinin polemik, kavga, tartışma sırasında ‘Oraya para veriyorsunuz, bilmem ne falan anlaşma yapıyorsunuz’ gibisinden o tartışma sırasında kullanılan bir cümleden, ‘Sen bize de para teklif ettin’ falan diye bir polemik çıkardı. O polemik Bulut ile kişi arasındadır” diye konuştu. 

“BUNDAN DOLAYI AĞZINA GELENİ SÖYLEYEN KANALLAR OLDU”

Özel, şunları kaydetti:

“Kemal Bey’in döneminden KRT ile, Halk TV ile bu tip anlaşmalar var, yaşatmak üzere. Çünkü Tele1 ile vardı, yaşatmak üzere. Şeffaf ve Anayasa Mahkemesi denetimine de tabii anlaşma. Gizli saklı değil. Şu yüzden, yani sesinizi duyurabileceğiniz kanal kalmamış. Ayakta kalamayacaklar. Böyle anlaşmalar vardı. O anlaşmalar sürüyordu. Bizim dönemimizde çok sayıda olan iptal edildi ve çok sayıda anlaşmadan el çekildi. Hatta bundan dolayı kızan, düşmanlaşan, ağzına geleni söyleyen kanallar çok oldu.

Halk TV ile olan anlaşma, CHP’nin anlaşması, atıyorum, dolar olarak bakarsan küçüldü ama bir miktar devam etti. Çünkü zaruretti, sürdürülebilirlik açısından. ANKA Haber Ajansı’yla olan da yaptığımız etkinlikleri bütün televizyonlara canlı yayında vermek üzere yapılan bir ödeme. Onun dışında bir şey yok. Onun dışında, efendim, ‘Şuraya şu ödenmiş, buraya bu ödenmiş’ diye bir sürü rakam söylediler. Özgür Karabat hepsini açık açık ortaya döktü ki, eski dönemde yapılanın dolar üzerinden baktığından üçte birine çok daha fazla iş yapılmış ve işlerin tamamı seçim sırasında şeffaf, bağımsız denetim şirketi raporunun da olduğu, çekilen reklamın televizyonlarda, radyolarda yayınlanması ya da internet sitelerinde banner olarak konması ve sosyal medya üzerinde verilen reklamlar.”

Özel, “Birtakım gazetecilere para verildi mi” sorusu üzerine, “Hiç öyle bir şey yok” dedi.

“UTANÇ DUYUYORUM, ÜZÜLÜYORUM”

Abdest alırken bir görüntüsünün yayınlanması sorusuna Özel, “Kastamonu’da bir vatandaş çekmiş ve o gün paylaşmış, camiden paylaşmış. Saat 2.30’da cumadan çıkınca da paylaşmış ve şey yazmış, ‘Allah kabul etsin başkanım’ yazmış. O fotoğraf neredeyse herhalde bir ay, 20 gün sonra bir şekilde dolaşıma girdi ve gündem oldu. Onu sanki biz paylaşmışız gibi düşünüyorlar. Bundan utanç duyuyorum, üzülüyorum. Olacak iş değil. ‘Ben abdest alayım da sen çek’ falan, olacak iş değil” cevabını verdi.

Yorum Yap

Benzer Haberler
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: “Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın da o hakkı olacak bu kadar basit”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: “Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın da o hakkı olacak bu kadar basit”
KESK, yüzde 35 ek zam talebiyle topladığı 20 bin imzayı bakanlığa iletti
KESK, yüzde 35 ek zam talebiyle topladığı 20 bin imzayı bakanlığa iletti
Özgür Özel: “Teslim olmama kararlılığımızı alamazlar”
Özgür Özel: “Teslim olmama kararlılığımızı alamazlar”
Jandarma Genel Komutanlığı’ndan, 31 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 33 organizatör yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı’ndan, 31 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 33 organizatör yakalandı
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: “Zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon devam ediyor”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: “Zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon devam ediyor”
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: “Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı temmuzda yüzde 14,4 arttı”
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: “Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı temmuzda yüzde 14,4 arttı”
Ege'nin İncisinden Anlık Haber
Bodrum Anlık

Bodrum Anlık, “Ege’nin İncisinden Anlık Haber” anlayışıyla sahilden gündeme uzanan tüm gelişmeleri hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Bodrum’un dinamik yaşamını anbean yansıtan güçlü bir haber platformudur.

2026 Bodrum Anlık © Tüm hakları saklıdır. Bodrum Anlık